Bitkisel Atık Yağların Kaynağında Ayrı Toplanması

misir

İlgili Yönetmelik: 19.04.2005 tarih ve 25.791 sayılı Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği.

Kullanılmış bitkisel atık yağlar atık su kirliliğinin %25’ini oluşturmaktadır. Bir litre atık yağın lavabolardan dökülmesi, bir milyon litre içme suyunu kullanılamaz hale getirmekte ve yüzey sularında yaşayan canlı hayatını tehlikeye sokmakta, lavaboya dökülen atık yağlar iletim sistemlerinde birikerek boru kesitlerini daraltmakta ve kanalizasyon sistemlerinde tıkanmalara sebep olmaktadır. Bu nedenle bitkisel atık yağların ilgili yönetmelik gereğince; doğrudan alıcı ortama verilmesi yasaktır.

bidon

“Toprak Ana Günü” Ovacık Köyü’nde kutlandı.

100 bini aşkın üyesiyle 150 ülkede örgütlenmiş, iyi, temiz ve adil gıdayı savunan Slow Food hareketi 10 Aralık 2012 tarihinde dördüncü kez Toprak Ana /Terra Madre Günü’nü kutladı.

toprak ana günü

2009 yılından bu yana her yıl Aralık ayında kutlanan ve toprağın bereketini taçlandıran bu gün, Slow Food felsefesine inan

an herkesi, gıda topluluklarını ve yerel otoriteleri bir araya getirerek sürdürülebilir bir gıda sisteminin öneminin altını çiziyor.

Yerel tatların, yerelde üretilenin baş tacı edildiği ve gıdanın sağlayıcısı olan üreticinin tüketici ile buluştuğu, toprağın, tohumun bereketinin konuşulduğu bir gün olarak Toprak Ana Günü, Slow Food hareketinin de doğum günü sayılıyor.
Toprak Ana Günü etkinlikleri kapsamında sağlıklı gıdanın peşinde olan Ovacık Köyü kadınları hep birlikte kuzine de Ayva Reçeli, Pastırmalı Kuru Fasulye, Haşhaşlı Çörek, Peynirli Poğaça yaptılar. Birbirinden güzel yemek tariflerini paylaşarak sohbet ettiler, yaptıkları lezzetli yemeklerin tadına baktılar.

[tabs style=”default”] [tab title=”Resimler”]

[/tab] [tab title=”Videolar”]

[/tab]

[/tabs]

Tarım Türk Üretici Kadınlar

Şile’de Permakültürel Yaşam İmkanı

[box type=”info”]Şile Gündem sayfasında 01.09.2012 tarihinde yayımlanmıştır.[/box]

Yeryüzü Derneği’nin 9-17 Haziran 2012 tarihleri arasında düzenlediği, Permakültür Tasarım Kursu, eğitmen Emet Değirmenci liderliğinde Ovacık köyünde yapıldı. 28 kursiyerin katıldığı eğitimde 32 konu başlığında eğitim verildi.

14 yıl İstanbul Teknik Üniversitesinde sismoloji uzmanı olarak çalışan Değirmenci, gerek Yer bilimci olması yönü ile gerek uzun yıllar emek vermekte olduğu ekoloji aktivizmi onu doğal döngüleri daha derinlemesine tanımaya yöneltti. Avusturya’da 2000 yılında edindiği ekoturizm diplomasına ek olarak 3 permakültür sertifikası ve deneyimi onu bu konuda öğreticiliğe götürdü.

Ekolojik yolla toplumsal bir dönüşüme inanan Değirmenci 2007 yılında Aotearoa Yeni Zelanda (YZ)’da çok kültürlü Innermost Gardens kollektif kent bahçesi ağını kurdu ve bu proje ile Uluslarası Barış Federasyonu (Universal Peace Federation) tarafından barış elçisi olarak ödüllendirildi.

Bu kursta endüstriyel yaşam ve küresel iklim değişiminin yıkımında bireysel ve toplumsal düzeyde ayakta kalmayı, yaşadığımız çevreyle entegre ve doğanın bir parçası olarak atık üretmeden yaşamayı, var olan yaşam alanlarımızı (kent/kır ) restore etme yöntemlerini, eski ve köklü (yerli ve yerel) kültürlerin ekolojik bilgeliğini edinerek insani ölçekte (merkezi olmayan) yaşam alanları tasarlamayı sistemsel bir bütünlük içinde öğrenme hedeflenmiştir.

Kurs bitiminde Ovacık köyü muhtarı Osman Coşkun’a Emet Değirmenci, yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi ve desteklerinden dolayı teşekkür etti. Muhtar Osman Coşkun da bu projenin köyünde yapılmasından dolayı memnuniyetini belirtti. Kurs boyunca köylünün özellikle çocukların ilgisi büyüktü. Köylülerin merak ettikleri konuları eğitmene ve kursiyerlere sormaları Permakültürün ilkelerinden olan toplumsal katkının sağlanmış olduğunu gösterdi.

(Kaynak: http://www.silegundem.com.tr/news_detail.php?news=64)

Sağlıklı Gıda Platformu Üyeleri, Şile Organik Tarım Yapan Çiftlikleri İnceledi

[box type=”info”]Foodinlife sayfasında 16.11.2012 tarihinde yayımlanmıştır.[/box]
Sağlıklı Gıda Platformu üyeleri, Şile Organik tarım yapılan çiftliklerini Şile Belediye Başkanı Can Tabakoğlu ile beraber inceledi

Bünyesinde kırka yakın sivil toplum kuruluşu barındıran Sağlıklı Gıda Platformu üyeleri, Şile’nin Ovacık Köyü’ne organik tarım yapılan çiftliklere üyeleriyle birlikte ziyarette bulundu. Sağlıklı Gıda Platformu(SGP)’nun fikir babalığını yaptığı Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın hayata geçirmesiyle büyük destek gören teşhir uygulaması, tarladan sofralara kadar geçen süreçte gıdaların doğal haliyle insana ulaşması ve toplumun sağlıklı gıda besinleri tüketebilmesi için mücadele veriyor.

Bu bağlamda İstanbul’un yaş sebze ve meyve ihtiyacını karşılayabilecek ve Pazar haline getirildiği takdirde 15 milyonluk İstanbul’un gıda ihtiyacına cevap verebilecek potansiyele sahip olan Şile,İstanbul’un geleceği açısından da büyük önem taşıyor. Bu amaçla hem Şile köylüsünün göç olgusuna dikkat çekmek hem de üretici konumunun sürdürülebilir olmasına katkıda bulunmak amacıyla; sektörün önde gelen firma yetkilileri, tüketici dernekleri ve ticaret odası başkanlarının da geniş katılımıyla Şile’nin Ovacık Köyü’nde incelemelerde bulunuldu.

Tohum takas şenliği
Şile’nin Ovacık Köyünde yapılan tohum takas şenliğinin hamisi Fatma Denizci, Şile Belediye Başkanı Can Tabakoğlu ve Ovacık Köyü muhtarı Osman Coşkun’un da katılımıyla şenliğin yapıldığı köyde incelemelerde bulunan SGP üyeleri, orman tarımının yanı sıra, organik tarımın yapıldığı çiftliklere de ziyaretlerde bulundu.

Şile bıçak sırtı aşamasında

Şile Belediye Başkanı Can Tabakoğlu;’’Bir kentin ekonomik sürekliliğini ortaya koyma mücadelesi veriyoruz.

Bir kentin yerel idare ve kamu muhatapları nezdinde ekonomisi doğru tanımlanmamışsa, ekolojisinden, sosyal ve kültürel yapısından söz edemezsiniz. Şile aslında bir eşikte, bir bıçak sırtı aşamasında’’dedi

Şile’yi hiç zorlanmadan Pazar haline getirebilirsiniz

Tabakoğlu;’’Şile’de Kasım ayı başında bir organizasyon yaptık. Türkiye’de iki yıldan beri yapılan tohum takas şenliği adı altında.Sivil inisiyatifin, sosyal medya aracılığı ile duyarlı kitlelere ulaşabilen organizasyon yapısının başarılı örgütlenmesidir.Dünyada on yıldır yapılan bir şenlik.

Özellikle, Hindistan ve Yunanistan örnekleri var. Çünkü, dünya iyiye gitmiyor ve bunu fark eden bilinçli insanların sahip oldukları değerleri korunma anlamında, zevkli yaşama ya da gurmelik yapma anlamında değil, değerleri koruma ve kendine değer verme anlamında böyle bir bilinçliliği ve farkındalığı var’’dedi

Tabakoğlu;’ Biz o şenlikte çok fazla mücadele etmeden, bir çok insanın buraya geldiğini gördük. Ve bir şey örnekledik Şile’li insanımıza.Bakın, sizde değerli olan bir şey var. Ve bu değerin farkında olan da bireyler var.

Hiç zorlanmadan, burayı Pazar haline getirebilirsiniz.Ama , sizi değerli kılanların, önce farkına varacaksınız. Yetiştirdiklerinizin, köy evlerinizin farkına varacaksınız. Köylüyü farkındalığa sevketmek bizim ve sizin göreviniz.

Toplumun, bu yörelerin değerinin farkına varmasının gerekçesini en azından bilmesi de sizin göreviniz. Salt, Şile korunmalı demenin de çok da yeterli olmayacağını ben iddia ediyorum. Olayın ekonomik boyutunun tanımlı kılınmamasıdır. Sadece, koruyalım demekten ibaret bir mücadelenin yeterli olmayacağının bilinmesidir.

Perakende piyasasında ciddi bir Pazar haline gelebilir. Bizim, ciddi anlamda bir köprüye ihtiyacımız var. Aksi takdirde akıntıya karşı kürek çekiyoruz. Köyler ve araziler yerinde kalır ama yarın bu doğayı da yerinde bulamayabilirsiniz. Önemli olan doğru üretim sürecini başlatabilmektir’’dedi.

(Kaynak: http://foodinlife.com.tr/haber/17331/)

Ovacık’da Tohum Takas Şenliği

[box type=”info”]Şile Gündem sayfasında 21.11.2012 tarihinde yayımlanmıştır.[/box]

Şile Ovacık Köyü’nde yaşayan Ekolojik Ürünler Derneği üyesi Fatma Denizci’nin “tohum takas etkinliği” adı altında yarattığı rüzgar Şile Belediyesi’nin desteğiyle şenliğe dönüştü. İstanbul’da ilk kez gerçekleştirilen etkinliğe İstanbul’un çeşitli ilçelerinde de büyük katılım oldu. Şile Belediye Başkanı Can Tabakoğlu, Şile Kaymakamı Şükrü Görücü, Ak Parti İlçe Başkanı İlhan Ocaklı ve İstanbul’dan, çevre il ve ilçelerden, Ege’nin Karaot Köyünden doğal yaşamı destekleyen çok sayıda vatandaş katıldı. Ekolojik Ürünler Derneği, Karaot Tohum Derneği, Slowfood/Fikir Sahibi Damaklar Derneği, Şile Muhtarlar Derneği, Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi, Merkez Efendi Geleneksel Tıp Derneği ise Şile Belediyesi ile birlikte şenliğin diğer ortakları oldu. Şile Kaymakamı Şükrü Görücü konuşmasında Şile’de tarımsal aktivitelerin ağırlıklı olarak kadınlar tarafından yapıldığına dikkat çekerek “Edirne Patlıcanını bile Amerika’dan ithal ediyoruz, daha profesyonel şekilde ziraatçı tarlaya, veteriner ahıra girecek ve tarımda kalkınacağız” dedi. Kaymakam Görücü; bu çalışmaya zamanla diğer köylerinde dahil edileceğini söyledi.

Başkan Tabakoğlu ise açılış konuşmasına “şu anda çok interaktif katılımın yaşandığı bir ortamdayız, emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” diyerek başladı. “Standartların yükseldiği, teknolojinin de yoğun bir şekilde yaşandığı bu zaman da beslenme tarzımızı sorgulayan bir toplum haline geldik. Bu noktada İstanbul’un doğal beslenmesinde Şile köylüsü yer almalıdır ve alacaktır ”dedi. Sözlerini “doğaya inanan, doğal yaşama destek veren herkese yürekten kutluyorum” diyerek noktalayan Tabakoğlu, yemek ikramının ardından, kurulmuş olan tüm stantları ve canlı performans gösterilerini izleyerek 55 çeşit domates tohumunun yanı sıra çok sayıda farklı tohumun da yer aldığı tohum takası aktivitesine dahil oldu.

Doğa Koleji’nin de ziyaret ettiği şenlikte köy kadınlarının yaptığı gözleme ve köy ekmekleri ile bahçelerinden çıkan organik sebze ve meyveler de satışa sunuldu. Şenliğin ilgi çeken enstantanelerinden birisi de “ebru sanatı” oldu.

(Kaynak: http://www.silegundem.com.tr/news_detail.php?news=132)

Ovacık Köyü Geleneksel İftar Yemeği Yapıldı

20 Ağustos 2011 tarihinde Ovacık köy meydanında hazırlanan iftar yemeğine Şile Belediyesinden yetkililer, birçok parti ilçe başkanları, temsilcileri, komşu köylerden dostlarımız, Ovacık köylülerinin İstanbul’da yaşayan çocukları, torunları gibi çok kalabalık bir misafir gurubu katıldı. OVACIK KÖYÜ  iftar

İlk defa yapılan iftar yemeğinin gerçekleşmesinde en çok köyümüzün kadınlarının çabaları, yaptıkları geleneksel böreklerin, köy ekmeklerinin tadı görülmeye değerdi. Bu hazırlıklar için kadınlarımızın, genç kızlarımızın enerjileri, heyecanları, gelen misafirleri memnun etmenin onlar için ne kadar önemli olduğunu görmek beni çok mutlu etti. Ortak birşeyler yapmak, paylaşmak, başarmak ve takdir edilmek gibi duygular tüm insanları olduğu gibi onların da motivasyonunu arttırıyordu. Bu tip toplu paylaşım gerektiren organizasyonları daha sık yapmayı kararlaştırdık.

Köyümüzün erkeklerinin çabalarını da unutmamak lazım. Onlarda tüm hazırlıkların yapılması, ses düzeni, ışıklandırma ,yemeğin duyurulması, davetliler ile ilgilenmek gibi işleri başarı ile tamamladılar.

Köyümüzün kadınları, genç kızlarımız, erkeklerimiz ve genç erkeklerimizin fedakar çalışmaları ile “Ovacık Köyü 1. Geleneksel İftar’ımız” tüm misafirlerimiz tarafından takdir ile karşılanmıştır.

Nice güzel paylaşımlı organizasyonlarda görüşmek dileği ile ……..

Organik Tohumlar Takas Edildi

[box type=”info”]Nurcan Kırcalı’nın 05.11.2012 tarihinde DHA’da yayımlanan haberinden alıntıdır.[/box]

GDO’lu ürünlerin Türkiye’ye girmesi, tek kullanımlık hibrit tohumların yaygınlaşmasının ardından Türkiye’deki tohum mirasını yaşatmak amacıyla düzenlenen Tohum Takas Şenliklerinden biri de Şile’de yapıldı.

Şile, Ovacık Köyünde Tohum Takas Şenliği Karaot Tohum Derneği, Ekolojik Üreticiler Derneği ve Slowfood/Fikir Sahibi Damaklar, Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi, Merkezefendi Geleneksel Tıp Derneği ile Şile Belediyesi işbirliğiyle düzenlendi. Şenlikte tohum takasının yanı sıra atölye çalışmaları, köylü pazarı, müzik dinletileri yer aldı. Yerel tohumları koruma, çoğaltma ve toplumda farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenen şenliğe Şile Kaymakamı Şükrü Görücü, Belediye Başkanı Can Tabakoğlu’nun yanı sıra köylüler de katıldı. Büyük ilgi gösterilen şenlikte bir konuşma yapan Tabakoğlu şenliğin Şile’de ilk defa düzenlendiğinin altını çizerek, “İstanbul’un kırsal yerleşim merkezi vasfına sahip olan Şilemizde doğal yaşamın en güzel şekilde üretkenliğin ve sürdürülebilir yaşam tarzının bir numune olarak sergilemek istedik ve bölgemizde var olan atadan, dedelerden kalma tohumlarımızı kaybolmadan toparlayarak bir tohum bankası bünyesinde yaşatma muhafaza etme düşüncesi ile toplandık.” dedi.

Tohum takas şenlikleri, yerel tohumların herhangi bir satış amacı olmadan takas yoluyla yeşertilmesini ve korunmasını sağlarken,

Şile’deki şenlik süresince katılımcılara, yetkililer tarafından ürün yetiştiriciliği konusunda teknik bilgiler verildi. Ovacık köyü sakinleri şenlik süresince kendi doğal ürünlerini kurdukları tezgahlarda sergilediler.

(Kaynak: http://www.dha.com.tr/organik-tohumlar-takas-edildi_383397.html)

İstanbul’un çevresini korumada Şile model olabilir mi?

[box type=”info”]Bugün gazetesi yazarı Celal Toprak tarafından 26.11.2012 tarihinde yazılmıştır.[/box]

Doğayı korumak, yeşile saygı duymak, tarihe sahip çıkmak.

Teoride herkesin üzerinde mutabık olduğu konular. Eğer büyük kentlerden birindeyseniz çıplak gözle bu mutabakatın pratiğe yansımadığını görebilirsiniz.

İstanbul başta olmak üzere büyük kentlerin çeperi çarpık kentleşmenin somut örnekleri ile dolup taşıyor. Betonlaşma ve doğayı katletme noktasında büyük başarılara imza attık ve atmaya devam ediyoruz. Peki bu gidişin durdurulması mümkün mü? Evet mümkün. Belediye Başkanı Can Tabakoğlu Şile’de bunu yapıyor. Nasıl yaptığını şu cümlelerle anlatıyor:

– Şile, İstanbul’un kuzey ekolojik bandını temsil ediyor. İstanbul’un orman alanlarının muhafaza edildiği, su kaynaklarının ve kıyı bandının olduğu yerdeyiz. Altmış kilometre kıyı bandı, üçte ikisi baraj havzası, yüzde 80’i orman olan bir yerde yaşıyoruz. Sanayisi olmayan bir kent Şile…

Bu girişten sonra durup soruyor:

– Bu kent geçimini nasıl sağlayacak?.. Ormanları, hayvanları koruyalım söylemi bu kentte yaşayanların arazilerini satmalarını önleyebilir mi?

Sorunun yanıtı çok çarpıcı:

– Şile’de tarımı para kazanılabilir hale getirmeliyiz. Bölgeye uygun turizmi geliştirmeliyiz. İşte o zaman koruma sağlanabilir.

İstanbul’un çeperlerinde tarım yapmaya çalışan girişimcilere destek amacıyla Sağlıklı Gıda Platformu (SGP) üyelerinin Şile’ye yaptığı gezide veriyor bu bilgileri Başkan Tabakoğlu…

Aslında Başkan Tabakoğlu’nun bu anlayışı yaygınlaştırıp İstanbul’un su havzalarını, ormanlarını ve tarım arazilerini korumak mümkün.

Korumak için ekonomik altyapının kurulması gerekiyor. Mesela su havzalarına yakın bölgelerde organik tarım yapılabilir.

Bu bölgede para kazanan girişimciler oralara gözü gibi bakacaktır.
Tarım alanları, iyi tarım ile köylünün elinden çıkarmayacağı değerli araziler haline gelebilir. Ve büyük kentin çeperinde büyük kenti besleyecek halkalar oluşabilir.

Böylece çarpık kentleşmenin önüne geçilir, yeşil alanları değer yarattığı için herkes tarafından sahip çıkılır. Şimdi değer yaratma olayına da kısaca girelim. Şile’de başkanın önderliğinde oluşturulan tarım alanları ile ilgili de bilgi verildi. Mantar dahil çok önemli ürünler yetiştiriliyor. Sorun pazarlama sorunu… Hemen Sağlıklı Gıda Platformu Yürütme Kurulu Üyesi ve Kağıthane Belediye Başkanı Yardımcısı Oğuz Toktekin devreye girdi.

– Biz önümüzdeki günlerde yeni bir pazar açılışı yapacağız. Bu pazarın bir gününü Şile’den gelecek ürünlere ayırabiliriz. Böylece İstanbullu Şile’den gelen taze sebze ile tanışmış olur.
Çok önemli bir adım… Artık Şile tarımı satış alanı da buldu diye düşünürken bir başka teklif daha geldi. Yine Sağlıklı Gıda Platformu Yürütme Kurulu Üyeleri ve İstanbul Ticaret Odası Gıda Komitesi’nin önemli isimleri Tevfik Dinçer ve Mehmet Yıldırım konuyla ilgili ürün tedariki sistemli hale getirilirse birkaç bölgede satış noktası kurulabileceğini söyledi. Ayrıca da Başkan Tabakoğlu’na şu daveti ilettiler:

– Bu söylediklerinizi İstanbul Ticaret Odası’nda üyelerimizle paylaşın. Yeni iş alanları arayanlar için önemli bir fırsat teşkil ediyor. Şile’de başkanın anlattıklarının fırsat olduğunun altını çizen başka SGP üyeleri de vardı. Sim Aslanoğlu ile Beyzade Özkahraman bu alanda yatırım araştırması yapacaklarını açıkladılar.

Yeryüzü Derneği Başkanı Ceyda Falay’ın koordinasyonunda gerçekleşen etkinlik Şile’nin hatta İstanbul’un çeperinin nasıl korunması gerektiğinin somut ipuçlarını ortaya çıkardı. Belki başka noktalara da benzer ziyaretler yapılmalı. Ekonomik altyapısı olmayan salt söyleme dayalı koruma anlayışını Şile modeli ile değiştirmek doğru olabilir mi? Herkes düşünmeli.

(Kaynak: http://www.virahaber.com/yazi/istanbulun-cevresini-korumada-sile-model-olabilir-mi-8876.htm)