hakkımızda

 

1994 Haziran ayında köyü gördüğümüzde, bir yerde yaşamaya bu kadar kolay karar verileceğine inanamazdık. Köyün arkasındaki tepenin köye doğru eteklerinde yer alan arazimiz,  zamanında bölgenin doğal dokusu meşe ormanı imiş. Ancak köylünün geçim kaynağı orman ve odunculuk faaliyetleri ile yıllar önce orman niteliğini kaybetmiş ve ekilen tarla haline dönüşmüş.

Bizim almaya karar verdiğimiz zamanda ise tepeden aşağıya yıllarca akan yağmur suları ile aşağıdaki dereye sürüklenen humuslu toprak, arazi üzerinde kayalar ve yarıkların ortaya çıktığı erozyona maruz kalan bir arazi örtüsünü ortaya çıkarmıştı.

Kızım Fidan’ın doğumu öncesi 1995 Mart ayında 900 adet orman ve meyve fidanı dikerek arazinin ve köyün manzarasını değiştirmeye başladık.

1996 yılında 30 cm iken diktiğimiz ağaçlarımızın kendini göstermesi ile birlikte evimizin temelini attık. Ekonomik imkanlarımızın elverdiği ölçüde 5 yılda tamamlanan evimize 2001 yılında yerleştik. Yoğun çalışma tempomuz burada kalmamızı engelledi ama emeklilik yıllarımızın planlarını yapmamızı engelleyemedi. Aynı yıllarda amatör olarak arazimizi ekip, ilk doğal sebze ve meyvelerimizi topladığımız zaman duyduğumuz heyecan, bizi ileride yapacağımız biyolojik tarım işine daha çok yaklaştırıyordu.

2009 yılında deneme amaçlı kurduğumuz seramızda organik tarım araştırmalarına başladım. 2010 yılı başında emeklilik hayatıma başlarken ikinci seramızı kurduk. Hem açık alanda hem de serada üretim yapıyoruz. Kümes hayvanlarımızdan yumurta, ineğimizden aldığımız süt ve süt ürünlerimiz mevcut. Ayrıca kendi kovanlarımızdan elde ettiğimiz kestane-ıhlamur aromalı doğal balımız ile organik hayata iyice dahil olduk.

2013 temmuz ayında “Ovacık Köyü Kadın Tohum Derneği’ni” kurduk. Derneğimiz gıdanın üretildiği alanda; yerel tohumların gerçek gıda üretiminin ve yaşamın temeli olduğu görüşüyle, “Ortak Değer Yaratarak” topluma sürdürülebilir katkılarda bulunmak amacı ile kurulmuştur.

Biyoçeşitlilik yaşamın yeryüzündeki yansımasıdır. Biyoçeşitliliğin korunmasını temel bir ilke olarak benimseyerek, kaybolma tehlikesi olan bitki ve hayvan türlerini araştırmak, önlem almaya çalışmak, bu konuda yapılan diğer çalışmaları desteklemek ve projelere katılmak, kamuoyu oluşturmak, toplumda farkındalık yaratmak isteğindeyiz.

Her geçen gün kaybolan yerel tohumları, köy çeşitlerini ve farklı ekosistemlere uyum sağlayabilen standart tohumların korunması, çoğaltılması için çalışmak, bunun için endüstriyel tarıma karşı alternatif tüm tarım modellerini; ekolojik tarım, geleneksel köylü tarımı, doğal tarım, permakültür vb. tarım modellerini uygulayıp yaygınlaştırarak toplumda bilinç yaratmaya çalışmak derneğimizin belli başlı hedeflerindendir.

Gerçek gıda arayışındaki vatandaşlarımıza üreticilerimizin ürünlerinin aracısız ulaşması için her türlü sistemi üretmek ve bu çerçevede de aynı amaç taşıyan yapılarla işbirliği ve dostluklara açık Ovacık kadınları olarak organik gıdanın üretimini gerçekleştirmek hem de köy ekonomisinde kadının katkısını arttırmak için yürüyüşümüze devam ediyoruz.

Biliyoruz ki, kadın üretim alanlarında tohumu saklayan, koruyan ve çoğaltandır. Bu yüzden köylü kadınlarımız bu yürüyüşte rehberimiz olacaklardır.