“Mobil Yaşam Ünitesi” Bilgi Üniversitesi İç Mimarlık 3+4 Proje

Bilgi Üniversitesi İç Mimarlık 3. ve 4. sınıf  öğrencileri gez, araştır , uygula projesi kapsamında ” Mobil Yaşam Ünitesi” projeleri için Şile Yeryüzü Pazarı ve Biovacık Çiftliğimizi ziyaret ettiler.

 

Proje 1.gün:

Öğrenciler; Ekşi Maya Ekmek Yapımını ve kullanımını yaymak amacıyla, çeşitli mekanlarda üniteyi sabitleyerek “Eğitim veren, ekmek yapıp satan” bir misyoner için proje tasarlayacaklar. Proje ile ilgili öncelikle ekşi mayadan ekmek yapımını Biovacık çiftliğinde deneyimlediler.

 

 

Daha sonra ekmek satışının yapıldığı Şile Yeryüzü Pazarı’nda üreticiler ile görüşüp ekmek yapım sürecinde nelere ihtiyaçları olduğunu araştırdılar. Ünitenin sabitleneceği mekanlardan biri de Şile Yeryüzü Pazarı olabilir:)

 

Proje 2.gün:

Nar Organik Tarım Çiftliği ziyaretini gerçekleştirdik. İyi, temiz, adil gıda üreticisi sevgili Nar anneden yaşam dersleri, ekolojik yaşam, hayaller kurmak ve peşinden gitmek üzerine söyleştik.

 

Öğrencilerin hayal güçleri ile neler tasarlayacaklarını daha sonra paylaşmaya devam edeceğiz…

 

 

 

Tamzara Tur Ovacık Gezisi

Tamzara Tur Ovacık Gezisi

Bu gün köyümüzün çok güzel misafirleri vardı.   Taş kuzinemiz de köy ekmeğimizi kızarttık, kestane balı, kuşburnu marmelatı, köy peyniri, köy tavuklarımızın yumurtası ile kahvaltı ettik.

Doğa yürüyüşünden sonra misafirlerimiz ile Biovacık’ta tohumlar, permakültür, ekoloji konuştuk….

Öğle yemeğin de sevgili Muhsine ablamızın lezzetli gözlemelerinin tadına hep beraber baktık. Doğa da otlayan ineklerimizin sütü ile hazırlanmış ayran içtik. Yemek sonrası sevgili Sibel’in köy sütünden bizler için hazırladığı sütlaç günün son sürpriziydi:)

Yeni dostlar edindik, teşekkürler TAMZARA TUR….

Zeytin yapıyoruz

 

Kendi zeytinimizi yapmaya başlayalı 5 yıl oldu. O günden beri artık dışarda zeytin yiyemiyorum, marketlerden satın alamıyorum.  Orhangazi Engürücük köyündeki zeytin üreticisi Zeynel ve ailesinin emekleri ile yetiştirdikleri zeytinlerin ünü arkadaşlarımız arasında öyle bir yayıldı ki, her yıl bizimle zeytin yapmak isteyen dostlarımızın sayısı artıyor.

 

Zeytinin yetişmesi zahmetlidir. Dalından ağzınıza ulaşana kadar mücadele etmeniz gerekir. Zeytin mitolojilere konu olmuş, BARIŞ sembolu olmuştur.

 

ZEYTİNE dokunmak insanın haddi değildir! Bize düşen ZEYTİNE şapka çıkartmaktır.

 

Alaçatı, Çeşme, Urla, Foça, Seferihisar, Sığacık gezi

Alaçatı, Çeşme, Urla, Foça, Seferihisar, Sığacık gezi

Cittaslow anlayışı ile yönetilen Seferihasar’da Doğa Derneği’nin kurduğu DOĞA OKULU’nu duymuştum ancak bu kadar etkileneceğimi düşünmemiştim. Eski Orhanlı Köyün’de eski bir köy okulunu restore edip hem köylüler hem çocuklar hem ekoloji meraklılarının kullanımına açmışlar. Çok güzel kurslar, atölyeler düzenliyorlar. Eylül ayında “Kerpiç- Çamur Sıva Yapımı Yamaklık” kursu düzenliyorlar. Daha detaylı bilgiye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://dogaaskina.org/kerpic-ve-camur-siva-yamaklik-kursu/

Seferihisar Belediyesi ve Doğa Derneği’ni tebrik etmek lazım…

 

Buralara kadar gelmişken Alaçatı Pazarı’na gitmemek olmaz. Cumartesi günleri kurulan pazara İzmir, Urla, Tire, Milas, Sakız adasından gelen köylüler yetiştirdikleri ürünleri getiriyorlar. Çok büyük ve renkli bir pazar. Balık, süt ürünleri, çeşit çeşit otlar, sebze, meyve her şey var. “Dünyanın En Ünlü Keçi Sütü Sabunu” nu Sakız Ada’sından getiren Niko pazarın en renkli kişisi.

 

Kaybolan lezzetlerimizin tadına baktık, onları yaşatmaya çalışan Alaçatı’daki gönüllü dostlarla tanıştık. Tarhana Otu Aşı, Oğlaklı Rezene, Kabak Çiçeği Dolması, İç Baklalı Turp Filizi, Kınalı Pide bu lezzetlerden bazıları:) Kabak Çiçeği ve Kuytu bu eski lezzetleri her gün misafirlerine sunuyorlar.

Ekim ayında Alaçatı’da 2.Uluslararası Kaybolan Lezzetler Festivali yapılacak ilgilenenlere buradan duyuralım.

 

Alaçatı da eski evlerin arasında şuanda sanat evi olarak kullanılan taş bir binanın bahçesinde çok eski bir Sakız Ağacı gördük. Korunmaya alınmış kalın, yaşlı dalları kumaşlarla sarılmış yine de her yerinden sakız reçinesi akıyor. Bu bölgede Tarım Bakanlığı sakız ağaçlarını koruma ve çoğaltma projesi başlatmış:)

 

Türkiye’nin tek yeryüzü pazarı (Earth Market)  Slowfood Foça Zeytindalı Pazarı’nı ziyarete gittik. Dostlarımızla konuştuk, birlikte yapacağımız işleri planladık, fikir alışverişinde bulunduk.

12-13 Eylül tarihlerinde Foça Yeryüzü Pazarın da yapılacak Toprak Ana /Terra Madre kutlamalarına Şile olarak biz de katılacağız.  (Program ile ilgili daha detaylı bilgi aşağıdaki linkte)

http://www.focazeytindali.org/ii-tatlarin-bulusmasi-terra-madre-focada-etkinligi-12-14-eylulde/

Ülkemizin güzel köylerini, köylülerini, pazarlarını, bağlarını, bostanlarını gezdik. Tohum konuştuk, doğa konuştuk, öğrendik.

Dönüş yolunda açlığımızı şahane bir yerde bastırdık:) “Kayseriliyim” ……Yemekler şahane özellikle mantı:),  bahçede dolaşan tavuklar, küçük bir bostan, yanından akan Susurluk çayı ile tam bir mola yeri…İşletmecisinin yazdığı ironik yazılar insanı, insanımızın davranışlarını çok iyi özetlemiş.  YUMURTA için yazdıkları…. Mantıyı çatalla yemeye kalkan misafirler için uyarıları var, valla haklı…

IMG_0156

Daha çok gezecek, öğrenecek, tadına bakılacak lezzetler var….

 

Büyükada Eski Rum Yetimhanesi

Büyükada Eski Rum Yetimhanesi

Kışın ne zaman güneşli bir gün olsa en çok sevdiğim şey Büyükada’ya gitmek, orman yolunda yürümek, fotoğraf çekmek….İstanbul’da yaşamanın hele birde bizim gibi adalara 1 vapur uzaklığında olmanın avantajını yaşayanlar bilirler, ne kadar şanslıyız. Adalar da yaşam gerçekten farklı. Her seferinde insan yeni bir şey keşfediyor. Bu kadar zamandır Büyükada’ya gideriz ilk defa adadaki Eski Rum Yetimhanesi’ni yakından görme fırsatım oldu. Hem mutlu oldum hem çok hüzünlendim. Bu kadar güzel, eski, ihtişamlı bir bina görmemiştim. Eve dönüp hikayesini araştırdığımda bu kelimelerin ne kadar yetersiz kaldığını gördüm. Avrupa’nın en büyük dünyanın ikinci büyük  ahşap yapısı olduğunu öğrendim. 1809 yılında Fransız mimar Vallaury tarafından otel olarak inşa edilmiş. 1902 yılında Rum Yetimhane’sine çevrilmiş. 1964 yılında yetimhanenin kapatılmasının ardından kaderine terk edilmiş. Türk-Yunan ilişkilerindeki gerginlik nedeni ile Fener Rum Patrikhanesi ve Vakıflar Genel Müdürlüğü arasında paylaşılamıyor ve içten içe çürüyor. Güzel binanın bahçesinin keyfini tavuklar, koyunlar çıkarıyor:)

Bu kadar önemli, tarihi bir yapı nasıl olurda yıkılmaya terk edilir…

Sahip olduğumuz değerlerin kıymetini bildiğimiz günlerin gelmesi dileğimle…

Not: Yetimhane’yi anlatan “Ada’nın Ağlayan Yüzü” belgeseli  genç sinemacı Burcu Olgun tarafından çekilmiş, ödül almış.

Bu hüzünlü, muhteşem tarihi yapıdan uzaklaştıktan sonra yürüyüşümüze devam ettik. Adeta özgürlüklerini ilan etmişçesine koşan atları seyrettik.

Ada’nın bana göre mimarlık şahaseri, her biri birbirinden farklı evlerinin önünden geçerken buralarda yaşanan hayatları hayal ederek vapura bindik. Hala bu güzellikleri koruyan, yaşatanlar var, teşekkürler…

Zeytin yapma zamanı geldi….

Zeytin yapma zamanı geldi….

Son yıllarda kendi zeytinimizi kendimiz yapıyoruz. Zeytin yapma fikri başından sonuna bir ritüel bizim için…

Hem çok eğlenceli,  hem çok yorucu…. ama değer artık kendi yaptıklarımız bitince dışarıdan zeytin alıp yiyemiyoruz o kadar lezzet farkı var inanın… Bize bir arkadaşımız öğretmişti  bizde başka arkadaşlara öğrettik şimdi onlarda kendi yaptıkları dışında başka zeytin yiyemiyorlar:)

Zeytin alma bahanesi ile Gemlik’in karlı güzel köylerini görme fırsatı bulduğumuz için Aralık ayını iple çekiyoruz. Birde dönüşte Bursa’da  İskender kebap yemek işin en zevkli yanı. Her gidişimizde yanımızdaki yeni Zeytin dostlarımızla harika bir gün geçiriyoruz.

Zeytinlerimizi Gemlik’in Engürücük köyünde zeytincilik yapan sevgili Zeynel’den alıyoruz. Zeytinler bizim istediğimiz olgunluğa erişince onun deyimi ile kıvırcıklanınca haber veriyor:)  Kıvırcıklanma için havaların soğuması hatta kar yağması gerekiyor.

İstanbul’a dönmek için feribot saatini beklerken Yalova pazarına uğradık. Sadece bir tezgahta en az 40 çeşit zeytin çeşidi vardı, her biri farklı renk ve büyüklükte. Bir bölgede bu kadar çok çeşidin yetişmesi inanılmaz..

 

Memleketimizin her yeri çok bereketli, gidelim, görelim, alışveriş yapalım küçük çiftçimizi destekleyelim. 

 

 

 

 

 

Cittaslow unvanı alan Vize ve Kıyıköy gezimiz

Cittaslow unvanı alan Vize ve Kıyıköy gezimiz

 

 

 

 

 

 

AKUT KAR SPORCULARI Ovacık’da Kırsal Yaşamı gözlemledi…..

Sezonun ilk kampını Şile’de geçiren Akut Kar Sporları, Ovacık köyün de kırsal yaşamı gözlemledi.

Ali Baba gözleme evinde gözleme ayran keyfi yapan sporcu ve antrenörler daha sonra trekking parkurunda yürüyüş yaptı.

Güler yüzlü başarılı sporcumuz Pelin’in arkadaşlarına karşı paylaşımcı, yardımsever davranışları ile gururlandık…

 

Geleneksel olarak yapılan mangal kömürü yapımı konusunda Şile Belediyesi proje sorumlusu Atakan Benzer’den bilgi  aldılar.

 

Doğa yürüyüş yolumuzda yabani meyve ağaçları gördük. Koca yemiş, muşmula, yazdan kalma böğürtlenin tadına baktık.

Sevgili Roy ve Can istiridye mantarı serasını gezdi. Ağaç kütüklerinin üstünde,  yanında çıkan mantarları görünce bayağı şaşırdılar:)

Güneşli, eğlenceli, dinamik bir gün geçirdik AKUT kar sporcularımızla….

Önce sağlıklı sonra bol madalyalı bir sezon dilerim…..

Mardin, Midyat gezisi

Biovacık Organik Çiftliği Gezisi

Ne : Organik çiftlik gezisi, organik tarım ve nasıl beslenmeliyiz hakkında eğitici bir gezi.
Nerede : Biovacık Organik Çiftliği
Şile Ovacık
Telefon : (216) 388 11 73
Web : Lütfen tıklayın
Ne Zaman : 11 Kasım 2012 Pazar
12:00, Ovacık Köyü, Şile-İstanbul
Yaş : Her yaş için uygun
Açıklama : Sağlıklı Gıda Platformu SGP ve Yeryüzü Derneği’nin ortaklaşa koordine ettikleri, yerinde görerek inceleme içeren etkinlikte organik tarım ve nasıl beslenmeliyiz hakkında eğitici bir gezi.
Gıda sektöründe faaliyet gösteren 40 ’a yakın sivil örgütün biraraya gelerek oluşturdukları Sağlıklı Gıda Platformu (SGP) “Nasıl Beslenmeliyiz” başlığı ile başlattığı toplantılar dizisine devam ediyor…
Gazeteci Celal Toprak’ın moderatörlüğünde gerçekleşecek ve İstanbul’a en yakın organik çiftlik olan Şile Ovacık’taki Biovacık Organik Çiftliği’nde yapılacak etkinliğe katılım herkese açık.
Toplantıya katılım sınırlı olduğu için rezervasyon yapılması zorunlu.
Rezervasyon için:
ceyda@greenpr.co ve/veya (216) 388 11 73 e kayıt bırakabilirsiniz.
Not : İstanbul Gayrettepe’den saat 10:00 da kalkacak otobüs için rezervasyon isteniyor.

Kaynak: http://istanbulforkids.com/konu-basliklari/2012/7796/biovacik-organik-ciftligi-gezisi/